True Romance etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
True Romance etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

03 Mayıs 2011

Belki de sadece tesadüftür 6

İngilizce'de couch potato diye bir kelime grubu var. Yani kanepe patatesi. Şu hepinizin evinde bir tane olan cinslerden. Elde kumanda; televizyon karşısına geçip tüketir, tüketir, tüketirler. Tarantino'nun senaryosunu yazdığı "True Romance/Çılgın Romantik" adlı film, Brad Pitt'in ilk dikkat çektiği filmlerden birisidir (1993). Bu filmde Floyd adlı bir kanepe patatesini canlandrıran Brat Pitt kısacık rolüyle bile sahne çalmayı başarmıştır ve sonrasında "Fight Club"lar "Se7en"lar gelmiştir. Bütün gününü kanepe üzerinde tv izleyerek ve abur cubur tüketerek geçirir. "Kaybedenler Klübü"nü izlerken, Murat karakterinin Floyd'a feci şekilde benzediğini farkettim. O da tüm gününü şu tek kişilik koltukta geçiriyor ve hiçkimseye bir faydası yok. Kumandalı bir resmini bulamadım ama sıklıkla televizyon izliyor. Aslanların cinsel hayatını anlatan belgeseller izliyor. Bu sahne de sanırım "Requiem for a Dream/Bir Düş İçin Ağıt"ta geçiyordu. Neyse ben yine geleneğimi bozmuyorum ve belki de sadece tesadüftür demek istiyorum. "Kaybedenler Klübü" mü dediniz? Popüler kültürün dışındaymış ayaklarına yatıp da çaktırmadan içinde olmayı başarıyor. Son iki üç yılda barda elindeki şişeden bira içen ne kadar çok karakter gördüm öyle!   

16 Kasım 2010

"Unstoppable" (2010)

Scott kardeşlerin küçüğü Tony Scott, abisi büyük sanatçı Ridley Scott'ın gölgesinde kalmakla birlikte, her zaman anaakım sinema içerisinde kendisine yer bulabilmiş bir zanaatkar tür sineması yönetmenidir. Tarantino'nun senaryosunu yazdığından olsa gerek, "True Romance/Çılgın Romantik"ten başka benim çok sevdiğim bir filmi yoktur. "Unstoppable" da tipik bir Amerikan şablon sineması örneği, yani Hıncal Uluç'un bayıldığı filmlerden. Son zamanlarda üzerine çok kelam ettiğim (bu cümleyi bir önceki yazımdan hatırlıyorum) anti-kahramanlığın zıddı var bu filmde. Amerikan halkı (ve ülkemiz insanı) kahramana tapınmaya bayılırlar. Onları osuruğundan şimşekler çıkaran kimseler olarak görürler, çok doğal olan insani hiçbir hataları veya eksiklikleri yoktur, dağlarda taşlarda suretlerini ararlar et cetera et cetera. "Unstoppable/Durdurlumaz" hakkını yemeyeyim çok iyi adrenalin ortaya çıkarmasına rağmen eksik bir film. Çünkü daha ilk dakikada, filmin sonunda o iki kahramanın dünyayı kurtaracağını ve sonra bir kadınla öpüşeceğini tahmin ediyorsunuz. Aynı John McClane gibi. Aynı 2012 gibi. Neyse tekrar belirteyim de ayıp olmasın: "Unstoppable"ın adrenalin seviyesi iyi ey ahali ama insan doğasının karmaşıklığı üzerine alt metinler yok yok yok.

Düzeltme (bir nevi tükürdüğünü yalamaca bööö): "The Hunger/Açlık" adlı beğendiğim bir filmi daha varmış. 


Unstoppable Trailer
Yükleyen teasertrailer. - Filmler ve diziler Dailymotion'da