Christopher Nolan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Christopher Nolan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
15 Kasım 2010
Resmen istismar edildik
2004 yapımı birinci "Saw/Testere" bence türünün en iyilerinden biriydi. Parlak bir zekanın ürünü kurgusu, tekinsiz atmosfer yaratımı, hatta insanoğlunun erdemsizlikleri üzerine ürettiği özgün tezleriyle; seyirciye bir film izlenirken yaşanabilecek en görkemli deneyimlerden birini yaşatıyordu. Seriyi ikinci ve üçüncü filminden sonra takip etmeyi bırakmıştım. Sürprizi kalmamış, tek kozu hayal gücünü zorlayan tuzaklar öne sürmesi olan ve tamamen mezbahaneye dönmüş filmlerdi vazgeçtiklerim. Gözünü para hırsı bürümüş Hollywood esnafları bu altın yumurtlayan tavuğu kesmediler tabi. 12-18 yaş arası insanların en sevdiği filmler olmuştu bu filmler. Favori filmin ne diye sorduğumda, testere diyorlar. Ama birinci özgün filmi mi kasdediyor yoksa tüm seriyi mi anlamak zor oluyor. Dün amcamın oğlu Haydar'la bir filme gidelim dedik. "Unstoppable/Durdurulmaz" adlı filmin seansını kaçırınca, bir de benim uzun zamandır bir 3d deneme isteğim olunca; parayı verip istismar filmine attık kendimizi. Son zamanlarda istismar filmleri hakkında çok kelam etmiş olmam dolayısıyla, sonucu bile bile gidip para verip kendimi istismar ettirmem tuhaf görünüyor olabilir. Fakat benim yaptığım Türkiye'deki çoğunluğun yaptığı gibi bir şeydi. Yani sinemayı bir eğlence, bir sosyalleşme aracı olarak algılamak. Elbette benim eğlenmekle veya sosyalleşmeyle ilgili bir sorunum yok; ancak tek başıma asla gitmeyeceğim bir filmdi "Saw 3D". Mezbahane kaldığı yerden çalışmaya devam ediyor. Bazı internet yorumcuları bu filmin serinin en kanlı filmi olduğunu falan buyuruyorlar. Her neyse umarım bu seri dedikleri gibi son bulur. Sloganımız istismar etsin ama özgün olsun. Biraz da 3d hakkında bir şeyler söylemek istiyorum. Çok araştırma yapmadım ama bu 3d meselesi bana bir ticari tuzak gibi geliyor. Bazı nesneleri öne alıp bazılarını geri plana alınca filmde çok da büyülenecek bir şey bulamıyorum. Animasyonlarda iyi sonuç veriyor ama gerçek performansa dayalı filmlerde olmazsa olmaz bir şey değil gibi geliyor bana. Mesela Christopher Nolan yeni Batman filmini 3d çekmeyeceğini ama IMAX formatında çekeceğini beyan etti. IMAX formatı 3d'den şu anda daha önemli gözüküyor. Ayrıca benim gibi hijyene önem veren biri için de daha önce kimlerin kullandığı belli olmayan bir gözlüğü kullanması da zor oldu.
15 Ağustos 2010
"Başlangıç"ın yönetmeninden
Veya "The Dark Knight/Kara Şovalye"nin yönetmeninden. "Batman Begins/Batman Başlıyor"un, "Prestij"in hatta "Memento/Akıl Defteri"nin yönetmeninden. Bu filmin şu anda yeni bir dvd versiyonu çıksa bu başlıkların hepsi atılabilir. Christopher Nolan için yeni Stanley Kubrick lafları ortalıkta dolaşmaya başlayınca bu debut (başlangıç) filmini izlemek istedim. O tarihlerde ünsüz bir kişi olan Nolan, yakın arkadaşlarının desteğiyle işten arda kalan Cumartesi günlerinde çalışarak bu şaheseri ortaya çıkarmış. 67 dakikalık, bir çırpıda izlenilen ama her Nolan filminin yaptığı gibi zihinde gizemli sorular sordurmayı başarabilen bir film "Following/Takip" (1998). Kurgu konusunda ne kadar titiz ve özgün olabildiğini bildiğimiz Nolan daha bu ilk filminde sineması hakkında seyirciye fikir verebiliyor. Bu adam gizem (mystery) türüne tapıyor. Bu yönüyle Kubrick'den ziyade Hitchcock'a daha yakın belki de. Zaten bence "Following" entellektüel altyapısı fazlaca gelişmiş bir Hitchcock filminden başka bir şey değildir. Filmdeki karakterler unutulmaz kategorisine giriyor bence. Tanımadığı insanları takip ederek varoluşunu tanımlayan genç adam, başkalarının evlerine girerek onlar hakkında fikir yürüten Cobb ve neyin peşinde olduğu belli olmayan gizemli sarışın. Bir kaç mantık hatası ( o kadarı normal) hiç bir aksayan yönü olmayan mükemmel bir film "Following". "3-Iron/Boş Ev"in de esin kaynağı bence.
02 Ağustos 2010
"Inception" (2010)
im
Bir arkadaşım vardı; şu olmazsa adam değilim, bu olmazsa adam değilim derdi sürekli. Onu hatırlayarak bu başlığı attım. Christopher Nolan'ın "Inception/Başlangıç"ı bu sene oscar almazsa adam değilim. Senaryo dalında da, en iyi film dalında da alacaktır. Henüz "Shutter Island/Zindan Adası"nı izlemediğim için DiCaprio'nun ödülü alıp alamayacağını bilemiyorum. Yani DiCaprio alacaktır da hangi filmle alacaktır onu kestiremiyorum. Top 250'de üçüncü sıraya yerleştiğini görünce izlemek farz oldu diye düşündüm. Christoper Nolan Batman'lerden sonra iyice star bir yönetmene dönüşmüş durumda. Görkemli, gizemli, destansı filmler çekiyor. Onun filmlerinde iyice konsantre olmak gerekiyor. "The Dark Knight/Kara Şovalye"yi Ankara'da IMAX izlemiştim. Adamlar hem film arası vermemişlerdi hem de sesle görüntü senkronizasyonunda sorun vardı. O yüzden iyi konsantre olamadan izlemiştim "The Dark Knight"ı. "Inception"ın ikinci yarısı başladığında ufak bir dalgınlık filme konsantre olmamı engelledi. Siz siz olun bir an için bile konsantrasyonunuzu bozmayın bir Nolan filminde. "Memento/Akıl Defteri"nde bunu başarmıştım ve sonuç olağanüstüydü. Her ne kadar "Inception"ı bir daha izleyecek olsam da onun çok iyi bir film olduğunu ve modern bir klasiğe dönüşeceğini biliyorum. Senaryo, görüntü yönetimi, oyuncu yönetimi konusunda parmak ısırtacak bir yapıt. Ama listede dokuzuncu, onuncu sıraya inecektir önümüzdeki aylarda. Bunda sekiz vererek benim de katkım olacaktır.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
