Tarkovski etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Tarkovski etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

06 Haziran 2010

"Mommo Kız Kardeşim" (2009)

Atalay Taşdiken'in ilk filmi "Mommo Kız Kardeşim" bende hep İtalyan-Fransız-Türk ortak yapımı bir film hissi uyandırmıştı. Oysa mommo, filmdeki Ayşe'nin korktuğu doğaüstü yaratığın adıymış. Minimalist sinema adından da anlaşılacağı üzere sadeliği, durağanlığı, dinginliği tercih eden bir sinema. Yabancı filmlerden en bilineni Tarkovski şaheseri "Stalker/İzci"dir. Yerlilerden ise NBC filmleri bu kategoriye girer. Son yıllarda Türk sinemasında taşra minimalizmi diyebileceğimiz filmler sıkça görülmeye başlandı. "Mayıs Sıkıntısı", "Beş Vakit", "Yusuf Üçlemesi", "Sonbahar", "Tatil Kitabı" gibi filmler bu kategoriye sokulabilir. "Mommo Kız Kardeşim" de bir taşra dramı. Filmin merkezindeki Ayşe'nin yani kız kardeşin her şeyi abisi. Bu iki çocuğun neredeyse tüm köye karşı olan varoluş mücadelesi film. Film önemli bir bölümünü sevimli, naif diyebileceğimiz bir şekilde geçiriyor; fakat sonlara doğru izletilen trajedi dayanılacak gibi değil. Çoklarının bayıldığı çocuk oyuncularının filmin ruhuna büründüklerini kabul ediyorum ama acemilikleri bir çok sahnede göze çarptı. Erkan Oğur'un müziğinden artık sıkılmış biriyim ancak; kendisinin bu filmde gitarıyla icra ettiği Eric Satie eseri Gnossienne Nr. 1 filme çok şey katıyor. Herhangi bir kaydını bulamadım ama eser şöyle bir şeydi:


Gnossienne Nr.1 - Erik Satie - Watch the best video clips here

Fragman da burada.


Mommo Kızkardesim Frag - The most popular videos are here

20 Aralık 2009

"The Return" (2003)

İşte muhteşem bir film daha. The Return'ün (Dönüş, Andrei Zvyagintsev, 2003) adını sıkça duymuştum. Tam bir festival filmi diye düşünüyordum. Zaten 500.000 dolarlık maliyetini Venedik'te Altın Aslan alarak daha gösterime çıkmadan amorti etmiş. Bu filmin yönetmeni Andrei Zvyagintsev için Rusların yeni Tarkovsky'si diyorlar. Normalde çok fazla Tarkovsky benim bünyeme iyi gelmez; ancak bu yeni Tarkovsky'nin tarzını çok beğendim. Çok fazla felsefik alt metin kullanmadan da insan denen yaratığın karmaşıklığı üzerine önemli şeyler söylemeyi başarabilmiş bu ilk filminde. Üstelik bunu çocuk oyuncularla başarabilmiş Zvyaginstev (Redingot bu kelime nasıl telafuz ediliyor?). Bu çocuk oyuncuların performanslarının çok çok iyi olduğunun altını çizmek istiyorum. Ayrıca bir gösterme sanatı olan sinemada, görüntü yönetimi açısından kusursuz bir iş çıkarmış. Tam bir eleştirmen, sanat filmi. Bu filmi beğenmeyen benden uzak, Hıncal Uluç'a yakın olsun.