Billy Wilder etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Billy Wilder etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Ağustos 2010

Billy Wilder garantidir

Sürükleyici bir film arıyorsanız Billy Wilder'a yönelmenizi tavsiye ederim. Kendisi klasik Amerikan sinemasının en parıltılı yönetmenlerinden birisidir. Bugün Avusturya topraklarında yer alan, o zamanlarsa tarih derslerinden aşina olduğum Avusturya-Macaristan imparatorluğunda yer alan bir yerde doğan Wilder, Yahudi Soykırımından kaçmak için Amerika'ya göç etmiştir ve Hollywood'un en saygın yönetmenlerinden biri olmuştur. Bir çok türde (komedi, dram, kara, savaş, romantik komedi) çok başarılı eserler vermiştir. Kendisine özgü mizah anlayışıyla, çok yönlü karakter yaratımıyla ilgiyle izlenebilen filmler çekmiştir. Şu resimdeki Marilyn Monroe pozu popüler kültüre ait bir ikondur ve "The Seven Year Itch/Yaz Bekarı" (1955) filminde bir sahnede geçer. Aslında filmde çok da uzun olmayan ve tanıdık resimlerle alakası olmayan bir sahnedir; ancak daha sonra bu sahnede geçtiği düşünülen Monroe'ya ait çok sayıda fotoğraf çekilmiş ve popüler kültüre servis edilmiştir. Şehnaz Dilan, Seda Sayan, Christina Aguilera gibi gerekli gereksiz bir çok kişi bu sahneyi taklit etmiştir. "The Seven Year Itch" Wilder'ın daha önemli olan romantik-komedisi "The Apartment/Garsoniyer" kadar olmasa da sürükleyici, hoş bir romantik komedi. Monroe aptal sarışın rolünde göz dolduruyor. Tom Ewell da aptal sarışınlara sulanan erkeklerin ne kadar aptal olabileceği konusunda çok başarılı bir kompozisyon çiziyor. Çok hoş diyaloglar ve sahneler barındırsa da tiyatrovari havası bence filmin en büyük eksikliği. Sonuç olarak bir çırpıda izleyebileceğiniz ve gülümseyerek mouseunuzla çarpıya basabileceğiniz bir film "The Seven Year Itch".
En iyi beş Billy Wilder filmi:
1- "Sunset Blvd./Sunset Bulvarı" (Kara)
2- "The Apartment/Garsoniyer" (Komedi)
3- "Some Like It Hot/Bazıları Sıcak Sever" (Romantik Komedi)
4- "Stalag 17" (Savaş)
5- "The Lost Weekend/Kayıp Haftasonu" (Dram)

12 Şubat 2010

"Hayatımızın En Güzel Yılları" (1972)

Bu film dışında, batı sinemasına ait bazı çok bildik film adlarının Türk sinemasında araklanmasına örnek teşkil eden birkaç film daha biliyorum. Mesela Billy Wilder'ın Seven Year Itch (1955) filmi "Yaz Bekarı" adıyla Türkiye'de gösterime girmişti. Osman Seden'in Tarık Akan'lı, Gülşen Bubikoğlu'lu bir filminin adı Yaz Bekarı'dır (1974). Rock Hudson, Elizabeth Taylor, James Dean'li meşhur film Giant (George Stevens, 1956) Türkiye'de "Devlerin Aşkı" adıyla oynamıştır ve yine Osman Seden; Türkan Şoray'lı, Kadir İnanır'lı Devlerin Aşkı'nı (1976) çekmiştir. The Best Years of Our Lives diye bir film olduğunu biliyoruz. Süreyya Duru'nun aynı adlı bir dram-aksiyonu var. Ben bu filmi 14-15 yaşındayken izlemiştim ve çok etkilenmiştim. En çok izlemek istediğim filmlerden biriydi. Bugün bir daha izleme şansı buldum. Aslında bayağı kötü bir filmmiş, pek yazacak bir şey yok; ancak bu filmdeki tema şarkısına dikkat çekmek istiyorum. O yıllarda beni etkileyen, filmin dram yüküymüş meğer ve bu şarkı da bu yüke epeyce katkıda bulunuyor.
Youtube linki burada.
Youtube'a giremeyenler için Yasaktube linki de burada.
Bu arada, bu nasıl bir pantolondur abiciğim?



Rocky tarzı dayak yeme de mevcut filmde. İtalyan tribününde, en altta oturan bıyıklı dayıya dikkat edin lütfen. Kötü oyunculuklar serime ekliyorum onu.

28 Ocak 2009

"The General" (1927)

Sinema dünyasında hep bahsedilir. Charlie Chaplin, çağdaşı Buster Keaton'ı kıskanıp yolunu kesmiştir. Aslında Buster Keaton O'ndan çok daha yetenekli bir sinema insanıymış falan... Okuduğum birçok kaynakta, Charlie Chaplin'in kişiliği hakkında olumsuz görüş bildiren çok sayıda insan var. Bu konuda fazla yorum yapamayacağım. Elimdeki tek Buster Keaton filmi, 1927 tarihli The General (General, Buster Keaton, Clyde Bruckman) adlı film. Şarlo'nun filmleriyle beraber izlediğim en iyi komedi filmlerinden biri. Yine; kapasitesinin üstünde bir işe girişen, girişmek zorunda kalan, sakar, kırılgan, duygusal, azimli bir adamın bir görevi (task) ifa etmek için verdiği inanılmaz mücadele ve bu mücadele esnasında meydana gelen akıl almaz absürtlükleri anlatıyor The General. Çok eski zamanlardan unutulmaz bir film mi bakmıştınız? The General tam size göre öyleyse. Elimde başka bir Buster Keaton filmi yok, fakat Sunset Blvd.'da (Sunset Bulvarı, Billy Wilder, 1950) bir cameosu (ünlü kişilerin filmlerde görünmesi) olduğunu hatırlıyorum.