Çeviri Hatası etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Çeviri Hatası etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Ocak 2010

Çeviri hatası 4

"Executive Producer" film jeneriklerinde sondan üçüncü veya dördüncü yazılan kişidir. En son yönetmenin, ondan önce yapımcının, ondan önce de bazen senaryo yazarının bazen de "executive producer"ın adı yazar. "Producer" veya "producers" olarak adlandırılan kişiler, filmin sahipleri anlamına gelir. Bu kişi veya kişiler filmin finansmanını karşılayarak, filmin mal sahibi oluverirler. Hepimizin bildiği üzere bu kişiler sıklıkla filme müdahele ederler. Örneğin bunlardan sıkılan yaratıcı yönetmenler, biraz paralanınca kendi yapım şirketlerini kurarlar ve tabiri caizse bir daha kimsenin ağız kokusunu çekmezler (Tarantino). "Executive producer" ise yapımcının para karşılığı görevlendirdiği kişidir. Bu kişi filmin eli kolu olup her türlü işle ilgilenir. Sette söz sahibi olan adamdır. Film ekibi ve yapımcı arasında bir köprü görevi görür, yani kısaca çok önemli bir kişidir. Bu kelimenin Türkçe karşılığı tartışma yaratmaktadır. Bana en doğrusu idari yapımcı gibi geliyor. O yüzden Bornova Bornova'da (İnan Temelkuran, 2009) kullanılan ve bire bir çeviri olan yürütücü yapımcı kelimesinin iğreti durduğunu düşünüyorum. Yanlış olduğunu söyleyemeyiz ama kulağa hoş gelmiyor. Bu arada film başarılı bir bağımsız kıvamında. Samimi, gerçekçi, ayrıntılar yakalamada başarılı, iddiasız ama ne dediğini bilen bir film. Takip edeceğimiz bir yönetmenimiz daha oldu. En kısa zamanda filmografisinin yarısını oluşturna Made in Europe'u (İnan Temelkuran, 2007) izlemek istiyorum.

13 Ocak 2009

Çeviri hatası 3

Film adlarında bayağı çeviri hataları mevcut. Derviş Zaim'in bu muhteşem filminin adı da İngilizce'ye kanımca yanlış çevrilmiş. Somersault bildiğimiz takla demek, parende anlamı da varmış. EA Sports'un çıkardığı FIFA oyunlarını oynayanlar çok iyi hatırlarlar, rövaşatanın karşılığı bicycle kick'tir. Futbolcuyu sürersin sıfıra doğru, A ile ortayı kesersin ve D tuşuna abanırsın, spiker bağırır: superbly executed bicycle kick by bilmem ne. Youtube'da Peter Crouch'un Galatasaray'a attığı golün İngilizce anlatımı mevcut. Oradan da check pardon kontrol edebilirsiniz.



08 Ocak 2009

Çeviri hatası 2

Sıradaki çeviri hatası 1998 tarihli Snake Eyes (Yılan Gözler, Brian De Palma) adlı filmden. Aslında çeviri hatası filmin adında var. Sözlüğe bakıldığında snake için yılan, eyes için de gözler kelimesinin verildiği görülecektir ve sorun olmadığı düşünülecektir. Ancak durum öyle değil. Zar atıldığında 1-1 gelmesi durumunu ifade eder snake eyes, bildiğimiz hepyek yani. Görsel bir benzetme yapılmış. Çevirenlere hak vermiyor değilim, film hepyek adıyla vizyona girseydi çok şansı olmayacaktı ancak yılan gözlerin de filmin içeriğiyle uzaktan yakından alakası yok. Biraz daha düşünülüp daha yararlı bir çözüm bulunabilirdi.

23 Aralık 2008

Çeviri hatası 1

Biliyorum İngilizce bilmeyenler için çok şey ifade etmeyecek ama bu çeviri hatalarını zaman zaman bloğuma taşımak istiyorum. Kafkasyalı bir klasikti ve yazmıştım. Sıradaki hatamız David Fincher'ın 1997 tarihli üstün zeka ürünü filmi The Game'den (Oyun). Douglas'ın canlandırdığı Nicholas Van Orton, Sena Penn'in canlandırdığı kardeşi Conrad Van Orton'a soruyor: "You still on medication?" yani "Hala ilaç kullanıyor musun?". Çevirmenimiz ne yapmış? "Halen meditasyon yapıyor musun?" Hoş olmuş.

08 Aralık 2008

33 yaşında, erkek, Kafkasyalı

"Beyaz ırka mensup" anlamına gelen "Caucasian" kelimesi, filmlerin Türkçe dublajlarında en sık yapılan ve en absürd hatalardan birisidir. Sabah polis memuru olay mahaline gelir, maktülü görür, alır telsiz eline ve "33 yaşında, erkek, Kafkasyalı, roger".