Tim Burton etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Tim Burton etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Eylül 2009

Tim Burton'ın yeni filmi

Favori yönetmenlerinden Tim Burton'ın hangi filmi çekmesini isterdin diye sorsalardı, hiç düşünmeden Alice in Wonderland'i (Alice Harikalar Diyarında, Lewis Carroll) çekmesini isterdim derdim. Sınırsız hayalgücü ve yönetmenlik yeteneğiyle Burton için bundan daha uygun bir proje olamazdı. Karanlık evren sularında gezinmeyi de çok seven Burton, Harikalar Diyarında aradığı bu karanlık evreni bulacaktır. Kendisiyle görüştüğüm Tim Burton, filmin 5 Mart 2010'de hem de 3D olarak vizyona gireceğini söyledi. Johnny Depp, Burton'la yedinci ortaklığını bu filmde gerçekleştirecek. Alice'i 20 yaşındaki Avustralya'lı oyuncu Mia Wasikowska (?) oynayacak. İşte resim.

Bu arada yazının başındaki soru için verilecek ikinci cevabım Dr. Jekyll and Mr. Hyde (Robert Louis Stevenson) olacaktır. 10 sene içinde Burton'ın bu projeyi hayata geçireceğini hissediyorum. Ölmez de sağ kalırsak, 10 sene içinde bu yazıyı hatırlatacağım. Ve elbetteki başrolde Johnny Depp olacak.

14 Temmuz 2009

"Plan 9 from Outer Space" (1959)

Bir çok ankette "bütün zamanların en kötü filmi" seçilen Plan 9 from Outer Space (Uzaylıların Dokuzuncu Planı, Edward D. Wood, 1959) nihayet tarafımdan izlenilmiş bulunmakta olup bu sıfat için uygun olmadığı düşünülmektedir. Evet Plan 9 çok çok kötü bir film; ancak daha kötü filmler izledim. Örneğin şurayı tıklarsanız, ondan daha kötü bir filmle karşılaşabilirsiniz. Sinema dergisinin bu ayki sayısında Plan 9'un da yeniden çevriminin düşünüldüğünü öğrenince şok oldum. Bu, Dünyayı Kurtaran Adam'la dalga geçmek için çekilen Dünyayı Kurtaran Adam'ın Oğlu'nun aslından daha kötü bir film olmasına benzeyecektir muhtemelen. Filmin jeneriğinde ilginç şeyler var. Mesela, filmde ölmüş olmasına rağmen oynayan Bela Lugosi için "almost starring" (hemen hemen oynamıştır) yazıyor, veya özel efektler için "not very special effects" (pek de özel olmayan efektler) deniyor. Bu filmi izledikten sonra üç sene önce izlediğim Ed Wood (Tim Burton, 1994) adlı filmi bir daha izledim. Ed Wood, tüm zamanların en kötü yönetmeni olarak kabul edilen Edward D. Wood, Jr.'ın maceralarını anlatan bir filmdi. Plan 9 da dahil olmak üzere bazı filmlerini çekerken başına gelen veya kendisinin çabalarıyla başına gelen bazı absürd olayları anlatıyordu film. Zamanında bana çok da iyi gelmeyen bu film, bu sefer daha iyi geldi. Bir şeyleri bilerek film izlemek; filmden alacağanız tadı bazen azalttığı gibi, bazen de böyle çoğaltabiliyor. Mesela bir sonraki yazımda değineceğim 11:45 (Ercan Durmuş, 2005) filmi, eğer Amores Perros'u (Paramparça Aşklar ve Köpekler, Alejandro Gonzalez Inarritu, 2000) izlemişseniz, sizin sinirlerinizi bozabiliyor.

02 Mart 2009

Müzikal

Asiye Nasıl Kurtulur'u (Atıf Yılmaz, 1986) izlerken, bana en az hitap eden film türünün müzikaller olduğunu fark ettim. Singin' in the Rain (Yağmur Altında, Stanley Donen, Gene Kelly, 1952) zevkle izlediğim nadir müzikallerden biriydi ama diğerleri beni kelimenin tam anlamıyla baydı. Perdede kurgusal bir şey izlerken birdenbire nereden geldiği belli olmayan müzik eşliğinde karakterlerin şarkı söylemesi benim dikkatimi dağıtıyor. O yüzden en sevdiğim yönetmenlerden birisi olan Tim Burton'ın son filmi Sweeney Todd: The Demon Barber of Fleet Street'i (Sweeney Todd: Fleet Sokağının Şeytan Berberi, 2007) izlemeyi bu kadar erteledim. Kurtuluş yok mecbur izleyeceğim, bir de An American in Paris'i (Paris'te Bir Amerikalı, Vincente Minnelli, 1951) izleyeceğim, başka da müzikal izlemeyi düşünmüyorum.