Terrence Malick etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Terrence Malick etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Aralık 2011

"The Tree of Life" (2011)


Filmografisiyle beni büyülemiş bir yönetmen olan Terrence Malick'in 40 yıllık kariyerindeki beşinci filmini gösterime sokması elbette beni heyecanlandırmıştı. Daha önceki çevirdiği filmlerde tercih ettiği kural tanımamazlık ve hiç röportaj vermeyerek hatta resim bile çektirmeyerek üzerine aldığı gizemli adam imajı sayesinde Malick'in benim gibi çokça hayranı vardır. Bundan önceki filmi "The New World/Yeni Dünya"da (2005) beklentileri tam olarak karşılayamayan Malick'in son filmi bana göre iyi bir film değil. Bu yorumu, filmi sıkılmadan ilgiyle izlememe rağmen yapıyorum. Malick öyle ilgi çekici kareler sunar ki filmlerinde sıkılmanıza imkan yoktur. Tabi burada kastettiğim seyirci nitelikli sinema seyircisi. Sanatı ve sinemayı eğlence olarak gören seyirci ilk beş dakika hatta ilk dakikalardan itibaren Malick filmlerinden sıkılacaktır. "The Tree of Life/Hayat Ağacı" Eski Ahit'te geçen Job'un hikayesinden esinlenerek çekişmiş bir film. Bu hikayede, cillop gibi bir hayatı olan bir adam elindekileri tek tek kaybediyor ve Tanrı tarafından sınanmış oluyor. "The Tree of Life" gerici bir film. Tanrının suretinin idrak edilebileceği mükemmel evren ve onun önerdiği süperötesi hayat temalı bir film.   İnançsızlığım hayatımın merkezinde değil. Aldığım en önemli karar olmadığı gibi en sevdiğim özelliğim de değil. Ama bu filmi izledikten sonra böyle olduğum için ne kadar da iyi olmuş diye düşünmekten kendimi alamadım. Bunların hepsi bir. Milyarlarca insan saçma sapan hurafelerin peşinden koşup gerçeklikle bağlarını kopartıyorlar. Tam bir akıl tutulması. Anlaşılan bu akıl tutulmasına Terrence Malick de maruz kalmış. 133 dakikalık filmin yaklaşık 40 dakikası, Harun Yahya'nın Allah'ın varlığını kanıtladığını iddia eden vcd'lerine konu olabilecek görüntüler içeriyor. Bu görüntüler içerisinde başarısız denebilecek dinazor ve uzay görüntüleri de var. Bunları ilgiyle izliyorsunuz ama bir taraftan bir türlü ciddiye alamıyorsunuz. Filmin en ilgi çekici yanı olan sorunlu baba oğul ilişkisine odaklanmak istiyorsunuz fakat Malick'in o hayranlık uyandıran kural tanımaz kurgu anlayışı buna izin vermiyor. Hikaye anlatmayan Malick sinemasında elimizdeki avucumuzdaki her şey birer birer kayınca umutsuzca hikayeye sarılmak istedik ama maalesef avucumuzu yaladık. İşte bu şekilde hiçbir türlü tatmin olamayıp filmi bitirdim ben.

02 Ocak 2009

Terrence Malick


36 yıllık kariyeri boyunca sadece dört film yapmasına rağmen, Terrrence Malick birçok sinemasever tarafından yaşayan en iyi yönetmenlerden biri olarak kabul edilir. Bana sorarsanız sadece The Thin Red Line'ı (İnce Kırmızı Hat, 1998) yapmış olsaydı bile bu sıfatı hakederdi. Tarif etmekte kelime bulmakta oldukça zorlandığım bu filmi görmeyen varsa şiddetle tavsiye ederim. Savaş filmi kavramına tamamen yeni bir boyut kazandıran bu film, Türk basının ilgili ilgisiz konularda başlık olarak atmayı sevdiği film adlarından da birisine sahiptir (Diğerleri için bkz. Paris'te Son Tango, Kurtlarla Dans, Bazıları Sıcak Sever, Altına Hücum). Terrence Malick'in bir diğer ilginç özelliği de röportaj vermemesi ve resim çektirmemesi. Google görsellerden aratırsanız sadece üç dört resminin mevcut olduğunu görürsünüz. Nasıl bir ses tonuna sahip olduğu da bilinmez. Fakat ilk filmi Badlands'te (1973) jenerikte adı geçmemesine rağmen ufak bir rolde gözüküyor Terrence Malick. Muhtemelen şapkayı kel olduğu için takıyor. Bu büyük sanatçının ses tonunu ve tipini merak edenler yukarıdaki videoyu izlesin lütfen. Senin için hizmetlerim devam edecek halkım...(Bu arada, bir aksilik olmazsa 2009 yılı içerisinde yeni filmi gösterime girecek.)